Dijitalde Uzun Paragraflar Okumuyorum

Dijital içeriklerde uzun paragraf görünce hemen sekmeyi kapatıyorum. Okumaya çalışmıyorum bile. İçgüdüsel. Gözüm tarıyor, çok uzun diyorum ve başka içeriğe geçiyorum.

Odak süremizin düştüğü bugünlerde, sen nasılsın? Ne durumdasın?


Kitapta uzun cümleler yada uzun paragraflar okumak daha kolay…

Çünkü kitap okumak bir ritüel. Özel bir vakit, özel bir köşe yaratırsın. Kitabın dünyasına girersin ve kuralları kabul edersin.


Dijitalde ise ne o ritüel var, ne de vakit. Beş dakikan var, belki üç.

Üstüne bir de ekrana bakarken kafan ek bir yük altında. Işık parlar, gözler sürekli odaklanıp bırakır, etraftan bildirimler gelir.

O kafayla üstüne bitmeyen uzun paragraf geldiğinde beyin diretiyor.

Cümlenin Sonuna Gelince Başını Unutuyorsun

Uzun paragrafın en büyük sorunu bu.

Okuyorsun, okuyorsun… Cümle bitiyor, bir sonraki başlıyor, bir sonraki… Ve bir noktada duruyorsun. Bu cümle / paragraf ne anlatıyordu?

Başa dönmek istemiyorsun. Yoruldun zaten.

Kapatıyorsun.

Bu senin suçun değil. Yazarın suçu da değil belki. Ama sonuç belli. O içerik okunmadı.

Yapay Zekaya Yazdırmışsın

Kısa cümleli, kısa paragraflı… Hele içinde duygu olmayan yazılar görünce bunu söyleyenler var.

Anlıyorum nereden geldiğini. Yapay zeka gerçekten, duyguyu katmadan, kısa ve düzenli yazıyor. O yüzden kısa yazan herkese bu damgayı vurmak kolay geliyor.

Ama şöyle düşün. Kısa yazmak disiplin ister. Bir fikri iki üç cümlede anlatmak, on cümlede anlatmaktan çok daha zordur. Bir rivayete göre, “Daha kısa yazacak vaktim olmadı” demiş birileri… Ya da buna benzer bir şey.

Yani uzun yazmak derinlik değil, kısa anlatmayı bilmemektir.


Bazı platformlarda, kitap gibi yazan bir kesim var. Kısa ve öz yazanları görünce, hemen “yapay zekaya yazdırmışsın” diyorlar. Uzun yazmak erdem, kısa yazmak tembellik gibi sunuluyor.

Ama bir çelişki var burada.

Aynı kişiler dijital platformlarda içerik üretiyor. Aynı algoritmada, aynı akışta. Okuyucunun dikkatini kazanmak için rekabet ediyor, tıpkı diğer herkes gibi.

Okuyucunun Vakti Kısıtlı

Biri sana dijitalde içerik okumak için geliyor.

Belki sabah kahvesiyle. Belki öğle arasında. Belki gece yatmadan önce telefonda. Vakti kısıtlı. Dikkati dağınık. Ve sana değer verdiği için orada.

Sen de ona duvarlar gibi paragraflar verirsen; bu bir saygısızlık olmasa da, bir fırsat kaybı olur.

O kişi seni okuyabilirdi. Seninle bağ kurabilirdi. Belki abone olabilirdi.

Ama üçüncü paragrafta kaybettin onu.

Ben Böyle Yazmaya Çalışıyorum

Bu yazıyı da dijitalde okuyorsun.

Fark ettiysen; çokça kısa paragraflar, bolca boşluk, her düşünce ayrı ayrı.

Bu estetik bir tercih değil. Bu okuyucuya saygı.

Sana birkaç dakikanda değer katmak istiyorum. Bunu yapabilmek için de önce seni kaybetmemem lazım.

Uzun paragraf yazmıyorum. Çünkü okumuyorsun.

Ben de okumuyorum zaten.

Ama bu içeriği sonuna kadar okuduysan sana çok teşekkür ediyorum.

Sevgiler.

Photo by Shawn Reza on Pexels

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir